Sultan Abla’dan Bana Kalan
0

Her yemeğin, bizlere anlatacak bir hikayesi ve birçok anımızın da şahitleri olduğunu düşünüyorum. Mutfakta yahut sofra başında önümdeki yemekler hafızamda insanları, mekânları, olayları çağrıştırıyor.

Unutulmaya yüz tutmuş hatıralarımı korumaya çalışıyorum. Küçüklüğümdeki komşularımız, arkadaşlarım, yaşadığım acılar, hüzünler ve kahkahalar, hayatıma eşlik eden o yemekler, hamarat aşçıların yüzleri gibi tarifleri de zihnimden yavaş yavaş kayboluyor. Ruhumun en ücra noktalarına kadar sızan hatıraların kokularına tutuna tutuna gezinme telaşım bu yüzden. Tam da yolumu yitirmek üzereyken anılarıma gönülden şahit olan kokulardan biri beni bulup ansızın içine çekiveriyor. Anlatacağı ne çok şey var. Ballandıra ballandıra anlatmaya başlıyor hayatla harmanlanmış tarifleri. Hepsini tek tek sabırla dinlemek istiyorum. Dinlemek ve dillendirmek istiyorum. O ücra köşelerden tek tek çıkarıp kendi baharat kokumla harmanlayarak etrafıma yaymak istiyorum.

Bir varmış bir yokmuş mahallemde…

Birinin evinde buluşulacağı zaman o eve yanında bir kap yemekle gidilir, orada el birliğiyle kısır, sebze kızartması veya sarımsaklı köfte yapılırdı.

Sultan Abla, ablamla aynı yaşlardaydı. “Evde kaldım,” diye hayıflanırdı. “Erkek olsun da çöpten olsun,” derdi. Eğer canımız sarımsaklı köfte istiyorsa Sultan Abla kendisini övmeyi ihmal etmeden kolları sıvayarak girişirdi. Diğer kadınlar ona yardım ederdi.

Kadınlardan biri yanında getirdiği kasetlerin içinden Müslüm Baba’yı seçip teybe koyardı. Ortalığa yayılan Müslüm Baba’nın sesinin eşliğinde hatta ara ara şarkılara eşlik ederek birbirlerinin yaralarını kanatırlardı. Daha doğrusu, benzer darbelerle, benzer acılarla yaralandıkları için kırık, dökük, parçalanmış ruhlarını kimi ağlayarak, kimi kahkahalarla kimi yumuşak bir dille usul usul okşarlardı.

Muhabbet eşliğinde, el birliğiyle yemekler yapılır, çaylar demlenir, sofra hazırlanılırdı. Müslüm Baba’nın yerini bu kez Ferdi Tayfur alırdı. Ne de olsa Adana’dayız. Şu an bile anlatırken sarımsaklı köftenin o günkü lezzetini ve kokusunu hissediyorum. Yemekler yenip muhabbet ve çaylar demini aldıktan sonra, yanlarında getirdikleri kasetlerden bu kez Raks oryantal müziği koyup oynarlardı. Ablam basenine tülbendi sarar, bardakları da baseniyle tülbentin arasına sıkıştırırdı. Bardakların içerisine de göbek atarken ses çıkarsın diye çay kaşıklarını da koyarak şıngır şıngır oynardı. Yaşadıkları acılara inat, göz yaşlarının, kahkahalarının uğultuları mahalleye yayılırdı.

Sultan abla muradına erdi evlendi. İki çocuğu oldu. Biz de onunla çok mutlu olduk. Olduk da mutluluğumuz kursağımızda kaldı. Ansızın bizlere veda etti.

Sevdiklerimiz, giderken baharat kokularını ruhumuza yayarak, tarifleriyle giderler. Biz de o sırları, o lezzeti, o kokuyu, o anı, o sofrayı özlemle yaşatmak isteriz.

Yaptığı yemeklerin içerisine ne koyduğunu tahmin etmeye çalışırız veya önceden tarifini almışsak aynısını yapmaya çalışırız. Aynı lezzet olur mu? Asla olmaz. Sadece onun baharat kokusuyla senin baharat kokun harmanlanarak başka bir hale bürünür. Nesilden nesle öyle gider.

SARIMSAKLI KÖFTE

Büyük derin bir kabın içerisine 2 su bardağı ince bulgur, 1 su bardağı irmik, 3 yemek kaşığı un, 1 yumurta, 1 yemek kaşığı biber salçası, 1 yemek kaşığı domates salçası, tuz, karabiber ve kimyon ekliyorum. Bütün malzemeleri ılık su ile macun kıvamına gelinceye dek yoğuruyorum. Elde edilen hamurdan nohut büyüklüğünde parçalar koparıp nemli avuç içimde yuvarlıyorum. Yuvarladığım köftenin üstüne serçe parmağım ile bastırıp şekil verip unlanmış tepsiye diziyorum. Köfteler hazır olduğuna göre sıra muhteşem domatesli sosunda. Sosu için tavada yarım su bardağı zeytinyağını ısıtıp, dövülmüş 5-6 diş sarımsağı ekleyerek hafifçe kavurduktan sonra 2 yemek kaşığı biber salçası ve 4 adet domates rendesini ekleyip pişiriyorum. Ben ıspanağı bu yemeğe çok yakıştırıyorum. Önceden yıkayıp iri iri doğradığım iki avuç kadar ıspanakları da sosa ilave edip karıştırdıktan sonra altını kapatıp kenara alıyorum.

O arada 2 litre kaynamış suyun içerisine bir limonun suyunu ve tuzu ilave edip azar azar köfteleri kaynayan suyla buluşturuyorum. Köfteler 5 dakika haşlandıktan sonra kepçe yardımıyla servis tabağına alıyorum. Servis tabağıma aldığım köftelerimin üzerine domates sosunu şöyle güzelce kokusunu içime çeke çeke ilave ediyorum. Son olarak üzerine ince kıyılmış 1 demet maydanozu da ekliyorum.
Afiyet olsun

Yorumunuzu yapın

Your email address will not be published.

0

ÜST

X